Besiktas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Besiktas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2012 Pazar

Manuel Fernandes #4




Manuel Fernandes
Hikâyesini ilk kez anlattı.


Kimine göre bir kabile lideri, kimine göre en stil sahibi futbolculardan...
Hayatınızın nasıl bir dönemindesiniz? Türkiye size nasıl geldi?
- Daha olgunum, farklı bir kültürde yaşamak beni daha da olgunlaştırdı. 19 yaşından beri ülkemden uzakta, farklı farklı ülkelerde top oynuyorum. Ama ilk kez kültürüme çok yabancı bir ülkedeyim. Daha önce oynadığım ülkeler kültür ve yaşantı açısından Portekiz’e benziyordu. Türkiye tamamen farklı.

Ruh haliniz nasıl? Yalnız hissediyor musunuz mesela?
- Hayır, yurtdışında oynamaya çok alışığım. Hem sportif açıdan hem de bireysel gelişme gösterdim. Fizik kondisyon açısından çok iyi bir dönem geçiriyorum. İstanbul’da çok mutluyum. Yaşam tarzımda fazla bir değişiklik yok, başka ülkelerde neler yapıyorsam burada da aynı şeyleri yapıyorum.

Türkiye’ye ilk geldiğinizde sizi en çok şaşırtan şey neydi?
- İlk geldiğimde İstanbul’un Anadolu yakasında oturuyordum ve oradaki gelişmemişlik karşısında şoke olmuştum. Karşılaştığım kişilerin yüzde 90’ı İngilizce konuşamıyordu. Espresso istediğimde Türk kahvesi geliyordu. 1.5 yıldır Avrupa yakasında oturuyorum ve burada her zaman yaşadığım hayatı yaşayabiliyorum. Daha fazla İngilizce konuşan kişiyle karşılaşıyorum. Keza Nişantaşı’nın Avrupa’nın herhangi bir ülkesindeki alışveriş caddelerinden hiç fark yok. İşin sürprizi ne biliyor musunuz? Buraya gelmeden daha kapalı bir ülke bekliyordum. Hayatımın evle idman arasında geçmesini beklerken şu anda harika sosyalleşme imkanı buluyorum.

Neler yapıyorsunuz sosyalleşmek için?
- Nişantaşı’nda gidiyoruz genelde. Evime de yakın olduğu için... Takımımın semti olduğu için Beşiktaş’ta yaşamayı tercih ettim. Taraftarımızın desteğini daha iyi hissetmek istedim. Genelde yemeklerimi Nişantaşı’nda yiyorum. Midpoint ve Biber favori noktalarım. Evde abone olmadığım için maçları da dışarıda iziyorum. Yani sık sık dışarı çıkıyorum.

En sevdiğiniz yemek?
- Balık. Balığın her türlüsüne bayılıyorum.

TAKIMDAKİ HERKES FEDA RUHUNA BÜRÜNDÜ

Beşiktaş çok farklı bir sezon geçiriyor... Feda sezonu. Bu güne kadar oynadığınız hiçbir takımda bu tür bir sezon yaşamamışsınızdır herhalde. Bu ruh hali hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Doğru, çok çok kaliteli bir ekibimiz yok. Ama herkes ‘feda’ çerçevesinde elinden gelenin en iyisini yapıyor. Kalite boşluğunu da özveriyle kapatıyoruz. Antrenöründen oyuncularına, çalışanlarına kadar takım tamamen bu ruha büründe. Taraftarımızın biraz daha katkı yapmasını bekliyoruz bu anlamda... Ufak tefek kazalar olsa da sonuçlar da bu yönde ve daha da iyiye doğru gidiyor.

Beşiktaş taraftarının zekasını, yaratıcılığını ve acımasızlığını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Çok çılgınlar, tek kelime ile inanılmazlar. Yensek de yenilsek de 12. adamımız onlar. Taraftarımızdan çok memnunum ama biraz daha kontrollü davranabilirler.

Sizi biraz korkutuyorlar mı?
- Henüz değil. Yani bu zamana kadar korkmayı gerektirecek kritik bir şey yapmadığımı düşünüyorum. O noktayı
daha görmedim.

İYİ GİYİNDİĞİME İKNA OLMALIYIM

Leoparlı, zımbalı ayakkabılar, kurukafalı tişörtler, kürklü montlar... Moda konusundaki cesaretinizin kaynağı ne?
- Böyle giyinmeyi seviyorum ve giyinirken başkaları ne der diye düşünmüyorum. Daha doğrusu başkalarını umursamıyorum. Evden çıkarken aynaya baktığımda kendi kendime iyi giyindiğime ikna olmam yeterli.

Marka giyinmeyi önemsiyor musunuz?
- Asla! Marka hiç önemli değil. Bir dükkana girip baştan aşağı aynı marka alıp çıkan futbolculardan değilim. Burada pek yok ama Portekiz’de ikinci el dükkanlardan da alışveriş yaparım. Benim için kesim, tasarımı ve rengi önemlidir. Beş liralık bir şey de giyerim.

Stilinizi nasıl tanımlarsınız?
- Pantolon söz konusuysa kesinlikle slim fit olacak. Renk konusunda herhangi bir korkaklığım yok. Her rengi giyerim.

Beşiktaş taraftarından Fernandes’e övgüler

¬ Nefes al, oksijenin olalım
¬ Ev al, taksitini ödeyelim
¬ Türk vatandaşı ol, adını Ferdi koyalım
¬ Midye dolma sat, tüm tepsini kapatalım
¬ Matador ol, boğan olalım
¬ Otomobilin olayım debriyajıma basmadan vitesimi değiştir
¬ Sevgili tribi ol çekelim
¬ Flash Tv’de halay başı ol, sabaha kadar döndür bizi
¬ Taksim’de yılbaşı sapığı ol, taciz mağdurun olalım
¬ Islak terlik ol, çorabımla basayım

Futbolda mesleki tatmin çok fazla

¬ Futbolculuğun bir sürü güzel yanı var. Tamam belki ülkemden uzağım, tamam çoğunlukla yalnızım ama bir yandan da futbolda mesleki tatmin çok fazla.
¬ Gittiğim ülkelerde kolayca arkadaş ediniyorum. Zaten bu hayatta her şey bakış açınızla ilgili. Hayata güzel bakarsanız, güzel görürsünüz.
¬ Annem eskiden temizlikçiydi, evlere gündeliğe giderdi, artık çalışmasına gerek yok. Annemden tabii ki ben sorumluyum. Annem daha 42 yaşında. Birlikte fazla zaman geçiremesek de aramızda özel bir bağ var.

Dilara Gönder’i beğeniyorum

Ünlü Türk kadınlarından kimi beğeniyorsunuz?
- Bir sunucu var. Ntvspor spikeri Dilara Gönder. Kısa saçlı, renkli gözlü... Onu güzel buluyorum.

Gece eğlenmeye çıktığınızda ne içiyorsunuz?
- Kimse kimseyi kandırmasın. Sağlıklı içki diye bir şey olmaz. Alkol kesinlikle zararlıdır. Bunun azı olduğuna inanmıyorum.

Röportaj boyunca somurttuğunuzdan, alt dudak önde hafif mahsun durduğunuzdan yine soracağım: Türkiye’de mutlu musunuz gerçekten?
- Tabii tabii, ne olur yanlış anlamayın. Röportaj yapmak da sıkıntılı bir süreç ama benim bu surat hiç değişmez, hep böyledir, somurtgan mizaç. No problem.

7 Ocak 2012 Cumartesi

Manuel Fernandes röportaj



Portekizli yıldız, “Carlos Carvalhal profesör gibi. Guti gibi beni de yedek bıraktı.Haklı yönleri var. Gülerken parçalıyor. Eksiklerimi anlattı, haklı olduğuna karar verdim ve daha çok çalıştım” diye konuştu.

AVRUPA futbolunu iyi bilenlerden birisi. Benfica, Portsmouth, Everton ve Valencia’da forma giydi. Schuster döneminde Beşiktaş formasıyla tanıştı. Kendi ifadesiyle, ‘Tanımadığım bir yere geldim’ diyen Fernandes, Carvalhal ile sıkıntı yaşamasına rağmen son dönemde takımın değişmez ismi oldu. Portekizli, ilk yarıyı, takımını şöyle anlattı...

Türkiye’de futbol sert
“Gelmeden, Türkiye Ligi’ni tanıdığımı söyleyemem. Kısa sürede kişisel olarak adapte oldum. İki ülke arasındaki ligi değerlendirirsem, İspanya’da futbol biraz daha durarak ve daha teknik oynanıyor
Türkiye’de fizik gücüne dayalı futbol oynanıyor. Ayrıca takımların büyük çoğunluğu gol atmaktan çok yememeyi düşünüyor. İngiltere’de ise takımlar arasında fark büyük.
Teknik direktörümüz Carlos Carvalhal bir profesör gibi. Guti gibi beni de yedek bıraktı. Haklı yönleri var. Carvalhal bizi çok iyi tanıyor. Nerede neler yapabileceğimizi biliyor. Gülerken parçalıyor. Antrenmanda iyi olmama rağmen kaç hafta kadroya giremedim. 
Oyuncusu ile konuşan teknik adam başarılıdır. Sorunları anlattı, haklı olduğuna karar verdim ve daha çok çalıştım.

4-3-3’te coşuyorum
Bir futbolcu sisteme endeksli çalışma dönemi geçirdiyse farklı oynar. İkili defansif orta saha koyduğunuzda bir oyuncu alışıksa onu değiştirdiğinizde zorluk çekebilir. Sistem her ülke ve oyuncu için değişir. Futbolu bilen teknik oyuncular için ideal sistem 4-3-3.  Forvet arkasından destekli sistem başarılı olur. Ben bu sistemde coşuyorum.
İdolüm Redondo
Beşiktaş taraftarları her maçta Quaresma’ya ayrı bir ilgi gösteriyor. Bu beni rahatsız etmiyor ama diğer arkadaşlarımı bilemiyorum. Quaresma ve ben oynadığımız her maça kazanmak için çıkıyoruz.
Atletico Madrid’e tranfser olan Arda’yı beğeniyorum. Alex De Souza, Fenerbahçe’de fark yaratıyor. Önceden tanımıyordum. Burak Trabzonspor’da ve Türkiye’de mükemmel golcü. İdolüm Redondo. Zidane’ı ise ayrı tutarım..
Böylesine tesis ve imkanlara Avrupa’da çok az kulüp sahip. Beşiktaş genel anlamda çok büyük kulüp. Bu oyuncuların daha fazla şeyler yapabileceği inancındayım.

Fernandes’ten inciler


Ölen arkadaşımı unutamıyorum
BENFİCA’da genç takımdan A takıma çıktığımda arkadaşlarımdan biri antrenmanda kalp krizi geçirip öldü. Futbol hem nankör hemde çok acımasız. Yarınları düşünerek hareket ediyorum. Futbolda her an bir olayla karşılaşırsınız.

Hiddink’in sözleri dikkate alınmalı


TÜRK Milli Takımı’nın eski teknik direktörü Hiddink giderken yaptığı toplantıda Necip Uysal gibi oyuncular için konuştu.Tüm takımlar gençlere çok şans vermeli.

FERNANDES’E GÖRE BEŞİKTAŞLI FUTBOLCULAR


Rüştü: Herkese iyi örnek olan, destek veren birisi. 
Ekrem: Teknik ve iyi futbolcu.
İ.Toraman: Lider ruhuna sahip. 
Sivok: Hava toplarında müthiş.
Sidnei: Kaliteli, topla çıkışları mükemmel.
İsmail: Çok iyi olgulara sahip. İyi futbolcu olacak.
Egemen: Agresifliği güven veriyor. 
Quaresma: Anlatılmaz izlenir. 
Almedia: Matador, öldürücü.
Mustafa: Savaşçı.
Simao: Lider.
Aurelio: Kendisi ile oynadıkça birşeyler öğreniyorum. Bir kelime yetmez.
Ernst: Pasları, geri dönüşleri olan oyuncu.
Cenk: Böyle devam ederse iyi bir geleceğe sahip olacak.
Atınç: Çok beğeniyorum. 
Mehmet: Oynarsa Milli Takım’ın değişmezi olur.
Muhammed: Tekniği süper.
Oynaması gerek. 
Mertcan Demirer: Muhammed gibi oynaması gerek.

2 Şubat 2011 Çarşamba

2 Ocak 2010 Cumartesi

Futbolcularımızdan İlk Yarı Değerlendirmesi



 


 


 

2009-2010 Turkcell Süper Ligi'nin ilk yarısına ilişkin futbolcularımız arasında bir anket düzenledik. İşte sonuçlar:

En Güzel Gol:
Fink / Fenerbahçe'ye

"İlk yarıda en beğendiğiniz gol" sorusunun galibi Fink'in Fenerbahçe'ye attığı gol oldu...

- İbrahim Toraman:  Fabian'ın Trabzonspor'a golü
- Tomas Sivok: Fink'in Fenerbahçe'ye golü
- Filip Holosko: Fink'in Fenerbahçe'ye golü
- Yusuf Şimşek: İsmail Köybaşı'nın Ankaragücü'ne golü
- İsmail Köybaşı: Fabian'ın Trabzonspor'a golü
- Ekrem Dağ: Fink'in Fenerbahçe'ye golü
- Necip Uysal: Tello'nun Manchester United'e golü
- Nihat Kahveci: Kendisinin Kasımpaşa'ya golü
- Rıdvan Şimşek: İsmil'in Ankaragücü'ne golü
- Serdar Özkan: Nihat'ın Kasımpaşa'ya golü
- Hakan Arıkan: Nobre'nin Bursaspor'a golü
- Michael Fink: Kendisinin Fenerbahçe'ye golü
- Erkan Zengin: Nihat'ın Kasımpaşa'ya golü
- Korcan Çelikay: Fink'in Fenerbahçe'ye golü

Takımın En Üzüldüğü
Maç: Galatasaray

Futbolcularımızın "ilk yarıda en üzüldüğünüz maç?" sorumuza ağırlıklı olarak verdikleri yanıt, Galatasaray maçımız oldu...

- İbrahim Toraman: CSKA Moskova
- Tomas Sivok: Kayserispor
- Filip Holosko: CSKA Moskova (sakatlandığı için)
- Yusuf Şimşek: Galatasaray
- İsmail Köybaşı: Kayserispor
- Ekrem Dağ: CSKA Moskova
- Necip Uysal: Diyarbakırspor
- Nihat Kahveci: Diyarbakırspor
- Rıdvan Şimşek: Galatasaray
- Serdar Özkan: Galatasaray
- Hakan Arıkan: Wolfsburg
- Michael Fink: Galatasaray
- Erkan Zengin: CSKA Moskova
- Korcan Çelikay: Wolfsburg

Takımın En Sevindiği
Maç: Fenerbahçe

Futbolcularımızın "ilk yarıda en sevindiğiniz maç?" sorumuza ağırlıklı olarak verdikleri yanıt, Fenerbahçe maçımız oldu...

- İbrahim Toraman: Manchester United
- Tomas Sivok:  Fenerbahçe
- Filip Holosko: Fenerbahçe
- Yusuf Şimşek: Fenerbahçe
- İsmail Köybaşı: Fenerbahçe
- Ekrem Dağ: Fenerbahçe
- Necip Uysal:  Fenerbahçe
- Nihat Kahveci: Fenerbahçe
- Rıdvan Şimşek: Fenerbahçe
- Serdar Özkan: Fenerbahçe
- Hakan Arıkan: Fenerbahçe
- Michael Fink: Fenerbahçe
- Erkan Zengin: Fenerbahçe
- Korcan Çelikay: Manchester United

En İyi Performans
Gösteren: Hakan Arıkan

Futbolcularımızın "ilk yarıda en iyi performans gösteren futbolcumuz kimdi?" sorumuza ağırlıklı olarak verdikleri yanıtlar, kalecimiz Hakan Arıkan'ı birinci sıraya taşıdı. 

- İbrahim Toraman: İsmail
- Tomas Sivok:  İsmail
- Filip Holosko: Sivok
- Yusuf Şimşek: Hakan - Rüştü
- İsmail Köybaşı: Ekrem
- Ekrem Dağ: Hakan - Rüştü
- Necip Uysal:  İsmail
- Nihat Kahveci: Hakan-Rüştü-Fabian-Ekrem
- Rıdvan Şimşek: Bobo
- Serdar Özkan: Hakan
- Hakan Arıkan: Serdar
- Michael Fink: Kendisi
- Erkan Zengin: Hakan
- Korcan Çelikay: Fabian